İstanbul, Türkiye

©2017 by sedefliyiz.biz & sedefliyiz.com

Sedef Hastası olduğumu ilk öğrendiğimde

28/08/2016

 

Yıl 2014 idi. Çok yoğun tempolu ve stresli bir çalışmanın ortasındaydım. Öyle ki evdeki tatlı, küçük yavrumla bile ilgilenemez olmuştum. Yoğunluk, stres, heyecan, suçluluk duygusu ve vücut yorgunluğu ile başetmeye çalışıyordum. Bir de saçımdaki kepekle... Çalışma arkadaşlarımdan biri saçımda yalıtım için kullanılan köpüklerden olduğunu söyleyip bir de almak için davranınca duygularımın arasına utanma duygusu eklenmişti. Durum bu noktaya gelince doktorun kapısını çalmak zorunda olduğumu hissettim. Bu arada yurtdışındaydım ve bulunduğum ülkenin tıbbına da çok güvenmiyordum. Ama yine de gittim. 

 

Doktorun odasının koridorunda babam ile bekliyorduk ve ben babama "sıra gelince ben girerim, sen bekle, zaten uzun sürmez, egzamadır, bir şampuan falan verir herhalde" dedim. Sıra geldi, girdim. 

 

Doktor, şikayetlerimi sordu ve ben hala önemli olmadığını düşündüğüm ve yıllar boyu benimle olacağını bilmediğim bir yol arkadaşından habersiz anlattım. Fazla birşey yoktu anlatacak zaten. Kafamın sağ tarafı kaşınıyor ve kaşıdıkça kepek dökülüyordu. Doktor, baktı, yerine oturdu ve reçete kağıdına birşeyler yazmaya başladı. Oda sessizdi. Bitirdi ve teşhisini söyledi: SEDEF.

Duyduğum anki duygularımı çok iyi hatırlıyorum: "Yine yanlış teşhis koydular" ama bir taraftan da sanki içimde bir çiçek bahçesi solmuşçasına tarifsiz bir üzüntü. Adını daha önce duyduğum ve nedensiz bir şekilde çok korktuğum birşeydi. Daha önce çevremde kimsede olmamıştı. Duygu karışıklığı içinde odanın kapısını açtım ve son bir ümit, çıkmadan doktora "emin misiniz?" diye bir daha sordum. Emin gibi duruyordu. Gülümsedi ve başını teyit edercesine salladı. Sanırım bu kabul etmeyişe daha önce de tanık olmuştu.

 

Babam sanırım duydu. Babama döndüm ve "sedefmiş" dedim. Babam sessizliğini korudu ve koridor bitmek bilmedi. Bundan sonra ne olacak diye düşünüyordum sanırım. Üzgündük, hatta çok üzgündük. Hiç bilmediğim birşeyden neden bu kadar çok korkuyordum?

 

Eve geldik, annem, eşim de durumu öğrendi. İlk aklı başında tepkiyi eşim vermişti. Bir tek o dünyanın sonu değilmiş gibi davrandı. Ben o arada tez yazacak duruma gelene kadar tüm kaynaklardan yeni dostumu yani sedefi öğrenmeye çalışmıştım.

 

Bugün hala beraberiz ama çok alıştık birbirimize. O da hergün kendisine yeni birşeyler katıp gelişiyor. Duracak mı bilmiyorum? Bildiğim tek bir şey var. O da dünyanın sonu olmadığı.

 

 

 

 

Please reload

Güncel Yayınlar

28/08/2016

Please reload

Arşiv

Please reload

Etiketler

Please reload